Bugünlerde evdeyiz..

Bir yerinde sayma dönemi gibi olmasın da, bu dönem bittiğinde daha güçlü, donanımlı bir şekilde yola devam edebilelim diye, sanal alem seferber..

Anahtar kelimeler; kişisel gelişim, başarı, motivasyon..

Bu kelimeler üzerinden dönen başarı hikayeleri, motivasyon konuşmaları öyle çok ki..

..survivor bias, yani tam karşılığı olmasa da “sağ kalma ön yargısı” bu ara, epey sirayet ediyor karantina günlerimize..

Biliyorsunuz değil mi ne olduğunu..

Survivor bias, kavramsal olarak, başarılı olan insanlara çok fazla odaklanıp başarısız olanları ve neden başarısız olduklarını gözardı etmek..

..bir konuda binlerce denemeden, kişi arasından, başarılı olan yalnızca bir kişinin örnek gösterilerek, insanların motive edilmeye ve iyimser bir çizgiye çekilmeye çalışılması..

..5-10-15 bilemedin 20 adımda nasıl başardığını anlatan bir başarı fenomenini düşünün mesela.?

Tarihte, İkinci Dünya Savaşı sırasında çok somut bir örneği var.. 

İngiliz ordusu, uçaklarının düşürülme oranını azaltmak için, düşmeyip geri dönebilen uçaklardaki mermi deliklerini inceliyor en çok mermi alan bölgeleri zırh ile kaplıyor.

Fakat bu yöntemin işe yaramadığını, geri dönen uçak sayısı üzerinde olumlu bir etkisi olmadığını gözlemliyorlar.. 

Farklı bir bakış açısıyla, Abraham Wald adlı bir istatistikçi, zırh kaplamaları gereken asıl yerlerin hayatta kalan uçakların mermi yemediği bölgeler olduğunu iddia ediyor çünkü, aslında, “geri dönebilen uçakların mermi aldıkları yerler, onları düşürebilecek noktalar değildir”, diyor..

Mantık şu..Geri dönebildiyse, mermi aldığı bölgeler çok da hayati bir anlam ifade etmiyor, demektir..

Tıpkı, hepimizin peşine düştüğü başarı hikayelerinde, yaşanılan ve aşılan başarısızlıkların çok da büyük bir anlam ifade etmiyor olması gibi..

..evet, başarı hikayeleri, kısa bir an, kendimizi iyi hissettiriyor; bir sinerji yaratıyor ama, aslında yaşanacak bir başarısızlığı ya da hayal kırıklığını öteliyor gibi..

Bize çok da bir şey katmıyor..

..oysa başarısızlık hikayelerinden bir şeyler çıkarabilmek daha mümkün…

Düşen uçaklar dile gelse, bir de bu gözle bakın der miydi sizce de..

Yazıyı Paylaş