Trafik lambasındaki renkleri öğrendiğim zaman, sarı ışığın çok da anlamlı olmadığını düşünmüştüm, elbette içinde bulunduğum yaşın kelimeleri ve yaklaşımıyla..

 “Kırmızı ışık dur, sarı ışık bekle, yeşil ışık geç” tanımları da çok yardımcı olamamıştı bana..

..durmak ile beklemek arasında ne fark olabilirdi ki..

..sarı ışık da neyin nesiydi..

..

..yıllar sonra, araba kullanmaya başlayınca olay daha bir netleşti..

..ilk arabam, 94 model bir serçeydi ve kırmızıdan yeşile geçerken, gerçekten de bir sürece ihtiyacı vardı..

..sadece onun değil elbette, benim de😊

..ve böylece, sarı ışık kavramı, geç de olsa, benim için daha algılanabilir olmuştu..

..ama yine de, çok da hoşuma gitmiyordu..

..bir kırmızı ışık’ın ağırlığı, ya da bir yeşil ışık’ ın enerjisi yoktu işte..😂

..sarıydı..

..bir geçiş rengiydi..

..çok da önemli değildi..

..diye düşünürdüm..

..ama, zaman içinde..

..hayatta, kırmızılar, yeşiller kadar sarıların da mecburen yaşandığını gördükçe..

..sarı ışık’ a haksızlık ettiğimi düşünmeye başladım..

..zira..

..durmak ile harekete geçmek arasındaki o sarı saniyeler..

..gerçek hayatta yaşadığımız, zaman zaman zorlandığımız “geçiş kavramının” bir yansımasıydı aslında..

..somutlaşmış haliydi..

..ve bize öyle güzel anlatıyordu ki..

..kırmızıya takılıp kalmamayı..

..yeşile kapılıp gitmemeyi..

..yaşanan sürecin içine sığabilmeyi..

..hazırlanmayı..ve beklemeyi..

..yeşil ışık’ ın illaki yanacağını..

..💛..

Yazıyı Paylaş