Bir arkadaşım, geçenlerde bir arkadaşının sandviç hikayesini anlattı..

..çok güzel sandviç yapan butik bir mekan varmış..

..inanılmaz severmiş bu arkadaş, oranın tavuklu sandviçini..

..hardallı mayonezli tavuk sandviç..

..fırsat buldukça gider ve hep aynı şeyi yermiş..

..bir gün, daha içeri girer girmez, garson ona..

“hardallı mayonezli tavuk sandviç, değil mi..”

..diye sormuş..

..ve o gün, o mekan, o daimi müşterisini kaybetmiş..

..bir daha hiç gitmek istememiş oraya..

..öyle rahatsız olmuş ki..

..afişe olmuş gibi?

..güldük biraz..

..komik miydi..

..garip mi..

..abartılı mı..

..doğru mu.

…gereksiz mi..

..diye düşünmeden..

..sadece güldük..geçtik..

…sonra, ortak bir arkadaşımızın kulaklarını çınlattık

..bir mekana, ortama girince, neredeyse çalışanlar tarafından ismiyle, hoş geldiniz coşkusuyla karşılandığı için kötü de olsa, aç da kalsa ? aynı mekanlara gitmekte ısrarcı olan..

..afişe olmak adına..

..ve yine güldük biraz..

..komik miydi..

..garip mi..

..abartılı mı..

..doğru mu..

..gereksiz mi..

..diye düşünmeden…

…tarzların, yaklaşımların bu kadar birbirine uzak olabilmesine biraz da şaşırarak..

.. yargılamadan; bir isim, tanım bulmaya çalışmadan..

..sadece güldük, geçtik..

..belli ki..

ikisi de kendinceydi..

..belki de farkında olmadan buna saygı duyduk..

kendimizce..

Yazıyı Paylaş