“Osmanlı sultanlarının Enderun mektebinin kapısına yazdırdığı “Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz” yazısını biz ne zaman eğitim kurumlarımızın girişlerine yazacağız acaba?”

“Dikkat edin çarşıları dolduran, yollarda gezinen insanlara. Başka yerleri bilmem ama benim ülkemde çoğu insan, sıkıntılı bir bakışa sahip. Gülümsemiyor, ya asık suratlı ya da intikam alırcasına kahkaha atma peşinde … Gözler ya hep vitrinlerde ya güzel kızlarda veya yakışıklı adamlarda … Bazılarınınki de yerde ya da gökte, bu alemi es geçmiş, bir paralel evrende başka hesaplara dalmış sanki. Hareketler öğrenilmiş, davranışlar kalıplaşmış. Herkesin gözleri, etrafını olay fotocu (paparazzi) objektifleri gibi görmeye alışıyor. Ekseriyetle en pahalı, en yeni ürünler süslüyor istekleri. Sanki herkes, bir yerlerden öğretilen bir şeyleri harfiyen uyguluyor gibi. Belki de o sebepten, eğlencelerde zaman çabucak geçiyor ve hemen her zaman, arkasında bir “yoksunluk” hissi bırakıyor.”

“İki başlı bebekler doğduğu zaman hayret ediyoruz, normal bir insanın dünyaya gelmesi çok sıradanmış gibi.. Kocaman gökdelenlerin inşasına hayret ediyoruz, asırlık çınarlar çok sıradanmış gibi..”

“Tükettiği kadar değil, tasarruf ettikleri kadar insan olunacağına inanmış insanlar gördüm ben.”

“Kendi mahiyetinden ve yapısından habersiz, gördüklerini ve algıladıklarını tek gerçek sanan insan, hayata karşı yanlış kararlar verip, “sürüklenerek” ve “oraya buraya çarparak” yol almaya adaydır. Kanımca “cahil” kelimesinin gerçek tanımı budur.”

“İnandığım bir şey daha var: küçük çabaların büyük sonuçlar doğurabilme yeteneği… Öğrenmeyi, okumayı, araştırmayı, sorgulamayı başkasına bırakmayıp entellektüel hayatımızın iplerini elimize alabilirsek, kişisel zeminde- yani bizzat kendimizde -yapabileceğimiz küçücük değişiklikler bile hayret verici sonuçlar doğurabilir.”

“Bugün zayıf olan İslam değil, Müslümanlardır. Bilim ve bilgi ile bağlantısını tekrar kurmadan da bu zafiyetten asla kurtulamayacaklardır.”

Yazıyı Paylaş