Konuya doğrudan giren insanları, sohbetleri severim ben..

..böyle bir girizgah cümlesi peşinde olmayan..

..daha konuşmanın başında, niyeti, ağzını açma nedeni belli olan insanları..

..böyle olmayınca sıkılırım..

..çünkü bilirim asıl konu, asıl satırlar birazdan gelecek..

..konsantre de olamam pek, içimde bir ses, sürekli “gir artık konuya” derken..

..özellikle, çalışma hayatında, çok hissederim bunu..

..bin tane işin var mesela, biri arıyor, belli ki bir şey soracak, ya da bir şey isteyecek..

..önce bir giriş..

..yani, net bir zaman kaybı olması bir yana..

..çok da sıkıcı..

..bazıları da patavatsız bulur böyle insanları..

..damdan düşme, belki kaba..

..aceleci bulur..

..önce bir giriş ister, bekler..

..yani..

..yapacak bir şey yok..

..çeşitlendiğimiz hallerimizden sadece biri işte..

..doğrusu yanlışı olmayan..

..öylece kabul edilmesi gereken..

..kimseyi eleştirmeye, yargılamaya hakkımızın olmadığı durumlardan sadece biri..

..ki..

..günlük hayatın, iletişimlerin çoğu böyle durumlardan oluşuyor..

..mutlak doğru ya da mutlak yanlışın olmadığı..

..sadece kendimize yakın veya uzak durumların içinde olduğumuz..

..ve sadece esneklikle karşılamanın marifet olduğu hallerden..

Yazıyı Paylaş